Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Yapay Zeka Sektöründe Türkiye’nin Durumu ve Endüstriyel Robot Stoku

    Yapay Zeka sektöründe Türkiye’nin mevcut durumu ve endüstriyel robot stoku incelendi. Türkiye’nin yapay zeka alanındaki potansiyeli ve geleceği hakkında detaylı bilgi.

    Yapay Zeka sektöründe Türkiye'nin

    Yapay Zeka Sektöründe Türkiye’nin Durumu

    İstanbul Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (İTOSAM), ‘Akıllı Otomasyon Çağında Ulusların Rekabeti: Yapay Zekâ, Robotlar ve Gelişen Ülkeler’ raporunu yayımladı. Rapora göre, Türkiye’de 2000 yılında sadece 5 firma yapay zeka ürünleri geliştirirken, bu sayı 2024 yılı itibariyle 1.195’e yükselmiştir. Yapay zeka alanında makina öğrenmesi, derin öğrenme, bilgisayar görüşü, sinir ağları gibi kavramlar da raporda ele alınmıştır.

    Yapay Zekanın Kullanıldığı Sektörler

    Raporda, Türkiye’de yapay zeka ürünleri geliştiren firmaların en yoğun olduğu sektörler belirlenmiştir. Bilgi teknolojileri, yazılım geliştirme, medya, sağlık gibi sektörler, yapay zekanın en çok kullanıldığı alanlar arasında yer almaktadır. Endüstriyel otomasyon ve finansal hizmetler de yapay zeka uygulamalarının sıklıkla görüldüğü sektörler arasındadır.

    En fazla robot stokuna sahip 20 ülkeye yönelik verilere göre, dünya genelinde 2022 yılı itibariyle 3,9 milyon endüstriyel robot bulunmaktadır. 2025 yılında bu sayının 5 milyon 227 bin olması beklenmektedir. Türkiye, 22 bin 735 robot stoku ile dünya genelinde en yüksek robot stokuna sahip 18. ülke konumundadır.

    Çin ise 1 milyon 501 bin endüstriyel robota sahip olarak dünya genelinde en fazla robot stokuna sahip ülke konumundadır. Çin ekonomisinin mevcut robot stoku, dünya ekonomisindeki robotların yüzde 38,5’ini oluşturmaktadır.

    Yapay zekanın gelişimi, bilişsel rutin görevlerde ilerleme gösterirken, fiziksel güç gerektiren becerilerde ise daha az ilerleme kaydedilmiştir. Bu durum, robotların daha çok manuel, rutin veya fiziksel güç gerektiren görevlerde insanların yerini alabileceğini göstermektedir.