Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Meyve ve Sebze İhracatında Kalite ve Güvenilirlik Üzerine Değerlendirmeler

    Meyve ve sebze ihracatında kalite ve güvenilirlik, sektörün sürdürülebilirliği için kritik öneme sahiptir. Bu içerikte, ihracat süreçlerinde kalite standartları ve güvenilirlik unsurları üzerine değerlendirmeler bulabilirsiniz.

    Meyve ve sebze ihracatında kalite ve güvenilirlik, sektörün sürdürülebilirliği için

    Meyve ve Sebze İhracatında Kalite ve Güvenilirlik

    Meryem KARADAĞ Özdemir, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında kalıntı sorunuyla ilgili önemli bilgiler paylaştı. Özdemir, “İhraç ettiğimiz yaş-meyve sebze ürünlerinde kalıntı nedeniyle iade edilme oranı binde 1,3 civarındadır. Bu oran, dünya ortalamasının oldukça altındadır” ifadelerini kullandı.

    Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, son zamanlarda yaşanan kalıntı iddialarının abartıldığını belirterek, “İade edilen ürünlerin iç piyasaya arz edilmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Tüketicilerimizin tedirgin edilmesini doğru bulmuyoruz. Ülkemizin gerçeklerini yansıtmayan, yanlış haber ve aşırı yorumların etkisiyle bu tür spekülasyonlara karşı dikkatli olunmalıdır” dedi.

    Türkiye’nin meyve ve sebze üretimindeki güçlü konumunu vurgulayan Özdemir, “Ülkemizde ekilebilir 24 milyon hektarlık alanın yaklaşık 3,7 milyon hektarında meyve, 700 bin hektarında ise sebze üretimi yapılmaktadır. Üretilen meyve-sebze miktarı ise 55 milyon ton civarındadır. Türkiye, dünya sebze üretiminde 4’üncü, meyve üretiminde ise 6’cı sıradadır” şeklinde konuştu.

    Meyve ve sebze üretiminde en büyük sorunların, ürünlere zarar veren bakteri ve virüs kaynaklı hastalıklar ile haşereler olduğunu belirten Özdemir, “Bu sorunlar, hasat miktarını azaltmakta ve ürün kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu tür zararlılarla mücadele için, dünyanın dört bir yanında olduğu gibi, ülkemizde de pestisit adı verilen kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Pestisit kullanımı, bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Alternatif olarak sunulan biyolojik mücadele yönteminin kullanım alanı sınırlıdır ve her hastalık veya zararlıya karşı uygulanması mümkün değildir. Ancak devletimiz, biyolojik mücadeleye destek vermekte ve bu desteklerin etkisiyle biyolojik mücadele kullanımı 15 kat artmıştır” diye ekledi.

    • FAO verilerine göre, Çin, İsrail, Güney Kore ve Japonya’da yıllık pestisit kullanımı hektar başına 10 kilogramın üzerindedir.
    • Hollanda, Belçika, İrlanda, İtalya ve Portekiz gibi ülkelerde yıllık 5 kilogramı aşmaktadır.
    • Almanya, Fransa, İspanya, Avusturya ve İngiltere gibi ülkelerde ise yıllık pestisit kullanımı 3 kilogramın üzerindedir.
    • Türkiye’de yıllık ortalama hektar başına kullanılan pestisit miktarı ise 2,5 kilogramın altındadır.

    Özdemir, bu ortalamalara bakıldığında Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ortalamasının altında yer aldığını ifade etti.

    Tarım ürünlerinden düzenli numune kontrolleri yapılmaktadır

    Türkiye’nin meyve-sebze ihracatındaki kalite standartlarına dikkat çeken Abdullah Özdemir, “Ülkemizden yılda ortalama 5 milyon ton meyve-sebze ihraç edilmektedir. Bu ürünler yurtdışına gönderilmeden önce titizlikle analiz edilmektedir” diye vurguladı. Özdemir, AB standartlarına uygun olan bir ürünün bazen Rusya’dan geri dönebildiğini belirterek, “Dünyadaki tüm ülkelerin standartlarına uygun bir üretim gerçekleştirmek pratik olarak mümkün değildir” dedi.