Kartal Bombe & Basınçlı Kaplar: 1945’ten Günümüze Bir Başarı Hikayesi
Kartal Bombe & Basınçlı Kaplar’ın köklü hikayesi, 1945 yılına kadar uzanmaktadır. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kartal, bu yolculuğun babası Mehmet Kartal’ın Karaköy’de küçük bir atölyede başladığını vurguladı. Zamanla, küçük bir işletmeden Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanına hizmet veren bir sanayi devine dönüştüklerini belirtti. Metal şekillendirme alanında uzmanlaşarak, özellikle bombe ve bombeli ürünlerin üretiminde öncü konuma geldiklerini ifade etti.
Geniş üretim kapasitesi ve yüksek kaliteli ürün çeşitliliği ile kazan ve basınçlı kaplar sektöründe önemli bir tedarikçi olduklarını vurgulayan Kartal, “Şirketimiz, Avrupa’dan Asya’ya, Ortadoğu’dan Avustralya’ya kadar birçok bölgeye ihracat yaparak bu alandaki etkinliğini sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde ise özellikle dijital dönüşüm ve otomasyon yatırımlarına odaklanacağız” dedi.
Depolama Kapasitemizi Yüzde 30 Artırdık
Mehmet Ali Kartal, 2023 yılını değerlendirirken, bu yılın büyüme odaklı bir yıl olduğunu belirtti. Yıllık ciroda yüzde 15’lik bir artış kaydettiklerini, karlılık oranının da yüzde 10 seviyelerinde bir artış gösterdiğini hatırlattı. Ayrıca, istihdam kapasitelerini yüzde 20 oranında genişleterek alanında uzman personel sayılarını artırdıklarını ifade etti. “Teknoloji yatırımlarımızı artırarak üretim süreçlerimizi daha verimli hale getirdik ve buna paralel olarak yeni depolama kapasitemizi yüzde 30 artırdık” diye ekledi.
Yıllık Üretim Kapasitemizi 120 Bin Tona Çıkarmayı Hedefliyoruz
2024 yılı için hedeflerinin yıllık üretim kapasitelerini 120 bin tona çıkarmak ve ihracat gelirlerini yüzde 25 oranında artırmak olduğunu belirten Kartal, bu hedeflere ulaşmak için dijitalleşme süreçlerini hızlandırarak üretimde yapay zeka destekli otomasyon sistemlerini devreye aldıklarını ifade etti. Dijitalleşmenin sektörde devrim niteliğinde değişimler yarattığını vurgulayan Kartal, üretim süreçlerinde yapay zeka destekli sistemler sayesinde hata oranlarını minimize ederek verimliliği artırdıklarını belirtti.
Dijitalleşmenin üretim süreçlerini izlenebilir ve yönetilebilir hale getirerek operasyonel maliyetlerin düşmesini sağladığını ekleyen Kartal, “Bu gelişmelerin etkisiyle, sektörde daha hızlı, verimli ve çevreci üretim süreçleri yaygınlaşıyor, müşteri memnuniyeti artıyor” ifadelerini kullandı.
Yeni Malzeme Kompozisyonları ve Üretim Tekniklerine Yoğunlaştık
Öte yandan, Ar-Ge merkezlerini geliştirmeye devam ederek yeni malzeme kompozisyonları ve üretim teknikleri üzerine yoğunlaştıklarını belirten Mehmet Ali Kartal, daha dayanıklı ve hafif basınçlı kaplar geliştirmek amacıyla ileri analiz teknikleri ve simülasyonlar geliştirdiklerini açıkladı. Ayrıca, müşteri taleplerine daha hızlı yanıt vermek için dijital prototipleme ve test süreçlerini hızlandırdıklarını aktardı.
Yerel Hammadde Kaynakları Daha Etkin Kullanılmalı
Sektördeki sorunlara da değinen Kartal, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmaların ve enerji maliyetlerinin temel sorunlar arasında ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Bu sorunların çözümü için yerel hammadde kaynaklarının daha etkin kullanılmasını ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik altyapı yatırımlarının artırılmasını önerdiklerini söyledi. “Ayrıca sektörel iş birliklerini güçlendirerek ortak çözümler geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Türkiye’yi Uluslararası Arenada Daha Güçlü Temsil Etmeye Kararlıyız
Sektörün sürekli gelişen ve global dinamiklere hızla uyum sağlayan bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Mehmet Ali Kartal, “İnovasyon ve kalite odaklı yaklaşımımızla sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğiz. Çevresel sorumluluklarımızın bilincinde olarak sürdürülebilir üretim ilkemizden ödün vermeden, Türkiye’yi uluslararası arenada daha da güçlü temsil etmeye kararlıyız” şeklinde konuştu.
Depo Otomasyonu ve İzlenebilirlik Sistemleri Üzerine Çalışıyoruz
Yeni nesil akıllı üretim sistemleri ve enerji tasarruflu makinelerle üretim potansiyellerini artırmayı planladıklarını söyleyen Mehmet Ali Kartal, ayrıca lojistik süreçlerini iyileştirmeye yönelik depo otomasyonu ve izlenebilirlik sistemleri üzerinde de çalıştıklarını dile getirdi. Orta vadede çevre dostu üretim tekniklerini daha da geliştirerek karbon ayak izini yüzde 40 oranında azaltmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. “Uzun dönemde ise geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir malzeme kullanımı konusunda sektöre yenilikler kazandırmak istiyoruz. Bu yenilikler, şirketimizin sürdürülebilirlik alanındaki liderliğini pekiştirecektir” şeklinde konuştu.

