Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Fukuşima Toprağının Güvenli Kullanımı

    Fukuşima topraklarının güvenli kullanımı: Nükleer riskleri azaltma yöntemleri ve güvenli tarım ipuçları.

    Fukuşima topraklarının güvenli kullanımı: Nükleer riskleri azaltma yöntemleri ve güvenli

    Japonya hükûmeti, 2011 yılındaki yıkıcı deprem ve onu izleyen tsunaminin neden olduğu hasarlarla Fukuşima Dai-ichi Nükleer Santrali çevresinden elde edilen, düşük seviyeli radyoaktif kalıntılar barındıran toprağı, halka bu maddenin tehlikesiz olduğunu kanıtlamak amacıyla Başbakanlık Ofisi’nin bahçesinde aktif bir şekilde kullanmaya koyuldu.

    Japonya Çevre Bakanlığının açıklamasına göre, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) onayladığı güvenlik standartları kapsamında, Başbakan İşiba Şigeru’nun Tokyo’daki ofisine Fukuşima Santrali yakınlarından getirilen topraklar yerleştirildi.

    Düşük seviyeli radyoaktivite içeren yaklaşık 2 metreküplük bu toprağın, ofisin bahçesindeki çimenlik bölümünde kullanılacağı belirtiliyor; bu girişimle, toplumun toprağın güvenilir ve çeşitli projelerde etkin bir şekilde kullanılabileceğine dair farkındalığını artırmak amaçlanıyor.

    Japonya’da 2011 depremi ve tsunamisi sonrasında toplanan toprakların, hükümet binalarının arazilerinde farklı amaçlar için değerlendirilmesi planlanıyor. MUHALEFET KARŞI ÇIKMIŞTI

    Daha önce, düşük seviyeli radyoaktiviteye sahip toprağın Tokyo ve diğer kentlerdeki kullanımına yönelik çabalar, yerel muhalefetin güçlü itirazları nedeniyle askıya alınmıştı.

    Japonya’da 11 Mart 2011’de gerçekleşen 9 büyüklüğündeki deprem ve ardından patlak veren tsunami, Fukuşima Dai-ichi Nükleer Santrali’nde ciddi radyoaktif sızıntıya yol açmıştı. Bu olay nedeniyle bölgede yaşayan on binlerce kişi, evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

    Sızıntının tamamen kontrol altına alınması ve santralin tamamen tasfiye edilmesi sürecinin, onlarca yıl sürebileceği öngörülüyor.